Sizin İçin
Anı Yaşamak Ama Nasıl?
Çok eski çağlardan beri insan topluluklarının anı yaşamanın önemini keşfetmiş olduğunu görüyoruz. MÖ 23 yılında Roma şairi Horaitus’un şiirlerinin dizelerinde hep anı yaşamaya dikkat çekildiğini görüyoruz. “Carpe diem, quam minimum credula postero (Günü topla, yarına mümkün olduğunca az güven)”.
İnsan topluluklarının şimdinin önemini bu kadar erken keşfetmesi şaşırtıcı değil çünkü geçmiş çoğu zaman pişmanlıklarla, olumsuz ve acı veren deneyimlerimizle gelir, gelecek ise belirsiz olmasından kaynaklı endişelerle gelir. Huzur hep “şimdi”dedir. Carpe diem felsefesi de bu zeminde doğmuş diyebiliriz.
Aslında insan olduğumuz için hepimizin şimdiyi yaşamaya ihtiyacı var. Bu demek değil ki geçmişin ve geleceğin hiç önemi yok. Şimdiyi yaşamak sonunu hesap etmeden para harcamak, düşünmeden bencilce hareket etmek, plansız ve rastgele yaşamak demek değildir. Şimdiyi yaşayacağız ama belirlediğimiz hedefler doğrultusunda istikametimiz yönünde ilerlemeyi ihmal etmeyeceğiz. Geçmiş hatalarımızdan ders almamız için önemlidir, gelecek ise hayatımıza yön veren bir pusuladır, gelişimimiz için motivasyon kaynağımızdır. Buradaki sorunumuz şimdiye yeterli önemi vermememiz çünkü hayat şimdide akıyor. Şimdide yaşadığımız ufak deneyimler birikiyor, hayattan aldığımız doyumun, lezzetin bizzat kendisi haline geliyor. Şimdide kalabildiğimizde geçmişin pişmanlıkları, acı verici deneyimleri ve geleceğin getirdiği endişeden sıyrılmış oluyoruz.
Hiç çok sıkıldığınızda zamanın çok daha yavaş aktığını deneyimlediğiniz oldu mu? O anlarda yapacak bir şey bulamamışızdır, sıkıntıdan bütün dikkatimiz şimdidedir, bütün dikkatimizi verdiğimiz için de geçen süre bize göreceli olarak daha fazlaymış gibi gözükür. Tabi ki şimdiyi yaşamak için sıkılmanız gerekmiyor. Söylemek istediğim dikkatimiz ve odağımız şimdide olursa zamanın bizim için daha verimli hale geleceğidir, gün 24 saat olduğu halde bize daha uzunmuş gibi hissettirecek. Çoğu insandan ayların, yılların, zamanın su gibi geçtiği klişesini duyarız, bunun bir nedeni de hayatı otomatik pilotta deneyimlemektir, araba sürerken aklımız işyerindedir, yemek yerken video izliyoruzdur, yürüyüş yaparken bir tartışma esnasında keşke şunu da söyleseydim şeklinde alternatif senaryolar üretiyoruzdur. Gün sonunda da hatırladığımız, önem vererek yaptığımız çok az şey olduğu için beynimiz bizlere geçirdiğimiz 24 saati daha kısaymış gibi algılatıyor. Yani aslında zaman hızlı veya yavaş akmıyor, biz şimdiyi yeteri kadar deneyimleyemiyoruz.
Şimdiye odaklanmanın faydalarını tek bir yazıya sığdırmak gerçekten çok zor, meselenin öneminin anlaşıldığını da düşünmekteyim. Şimdiye odaklanabilmenin de bir beceri olduğunu, ilk başlarda zor olabilse de zamanla bu beceride usta haline gelebileceğimizi unutmayalım.
Bugün bol bol dikkatimizi şimdiye getirelim, daha önce geçtiğimiz yollardan geçerken farketmediğimiz detayları farketmeye çalışalım, esen rüzgarın bedenimizdeki etkisini farkedelim, iletişim halinde olduğumuz kişilere pür dikkatimizi verelim.
Şimdinin önemi hakkında kendi düşünce ve fikirlerimi anlattım. Sizler de görüşlerinizi bana X (eski twitter) hesabım üzerinden iletebilirsiniz. Hesabıma anasayfadaki sağ üst tarafta X logosuna tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Hepinize teşekkür ederim, bol bol şimdide kalın. 😊