← Geri

Sizin İçin

Freud Devrimi

PsikoMaster ·

Sigmund Freud (1856-1939) yılları arasında yaşamış, psikolojide psikanaliz kuramının kurucusu olan Yahudi asıllı Avusturyalı nörolog ve psikiyatristtir. Moravya’nın Freiburg kasabasında Aşkenaz Yahudisi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş olup 7 öz kardeşi ve 2 üvey kardeşi olmak üzere toplam 9 kardeşi vardır. Freud’un annesi Amelia, eşinden 20 yaş küçüktü ve Freud onun ilk çocuğuydu. Annesinin gözde çocuğu olduğu söylenir, annesi tarafından diğer kardeşlerine verilmeyen imkanlar kendisine sağlanmış, bir nevi kayırılmış 😊 Freud doğduğunda babası 40 yaşında olduğundan babası ile ilişki dinamikleri daha mesafeli olmuş, bu mesafenin nedenlerinden birisi de Freud’un babasının oldukça dindar, sert bir otorite figürü olmasıydı.

Çocukluk yıllarında Freud babasını her şeyi bilen, güçlü, sarsılmaz bir figür olarak imajine etmişti. Freud 10-12 yaşlarındayken babasıyla birlikte yaşadıkları bir olay Freud’da bu güçlü figüre karşı derin bir hayal kırıklığı oluşturacaktır. Bir gün babasıyla birlikte Viyana sokaklarında yürürken Hristiyan bir adam babasının şapkasını alıp çamura fırlatmış ve “Hey Yahudi, o kaldırımdan in” demiştir. Babası da Hristiyan adama karşı gelmeden onun dediğini yapmıştır. Bu zamana kadar babasını bir kahraman olarak gören Freud için bu olay derin bir hayal kırıklığı olmuştur. Bu andan sonra babasına olan hayranlığı yerini gizli bir küçümsemeye bıraktı. Babası 1896 yılında öldükten sonra bu ölüm Freud’u oldukça sarstı, hayatının en derin krizine soktu. Yoğun bir pişmanlık duygusu hissetmeye başladı, rüyalarında sürekli babasını görmeye başladı. İşte Psikanalizin doğuşuna da bu vesile oluyor çünkü Freud babasının yasını atlatabilmek için kendisini analiz etmeye başlıyor. En önemli eseri olan Rüyaların yorumunda da babasının ölümünü şu sözlerle anlatır: “Bir insanın hayatındaki en önemli kayıp, babasının ölümüdür”.

Psikanaliz kuramının doğuşundan bahsettik şimdi de psikanaliz nedir bundan bahsedelim. Psikanaliz Freud tarafından geliştirilmiş insan zihninin bilinçdışı katmanlarını inceleyen bir zihin teorisi ve psikoterapi yöntemidir. Psikanalizde bilinç şu anda farkında olduğumuz düşünce, algı ve duygulardır. Bilinçdışı ise farkında olmadığımız ama davranışlarımızı yönlendiren esas unsurdur. Bilinçdışı bilince çıkmak için bilince baskı yapan dinamik bir yapıdır. Kimi zaman rüyalarımızda ortaya çıkar, kimi zaman dil sürçmeleri şeklinde ortaya çıkar (Freud’a göre dil sürçmeleri tesadüf değildir). Freud zihnimizi modellemek için de 3 katman kullanır. Id (alt benlik), ego (benlik), süperego (üstbenlik). Id ilkel vahşi dürtülerimizi temsil eder, süperego ise ahlaki vicdani toplumsal yönümüzdür, ego ise Id’in istekleri ve süperegonun sürekli baskılaması arasında denge sağlayan bir ara bulucudur. Ego da Id ve süperego arasında denge bulurken bazı savunma mekanizmalarını kullanır.

Savunma mekanizmalarından kabaca bahsedecek olursak;

Bastırma (Repression): Kaygı yaratan acı verici anıların veya isteklerin farkında olmadan bilinçdışına itilmesi ve orada tutulmasıdır.

Yansıtma (Projection): Kişinin kendinde kabul edemediği olumsuz bir duyguyu veya kusuru başkasına yüklemesidir. (Örn: İçten içe birine öfke duyan birinin “O benden nefret ediyor” demesi).

Yön Değiştirme (Displacement): Tepki gösterilecek asıl hedefe değil de, öfkenin daha zararsız bir nesneye veya kişiye yönlendirilmesidir. (Örn: İş yerinde müdürüne kızan babanın eve gelip çocuğuna bağırması).

Akla Uygunlaştırma (Rationalization): Hayal kırıklığı yaratan bir durumu kabul edilebilir, mantıklı ve haklı gerekçelerle açıklamaya çalışmaktır. (Örn: Sınavdan kalan öğrencinin “Zaten hoca da bana takmıştı” demesi).

Yüceltme (Sublimation): Toplum tarafından hoş karşılanmayan ilkel dürtülerin, sosyal olarak kabul gören ve takdir edilen alanlara kanalize edilmesidir. (Örn: Saldırganlık dürtüsü yüksek birinin boksör veya cerrah olması).

Karşıt Tepki Geliştirme (Reaction Formation): Kişinin bilinçdışındaki gerçek hissinin tam tersi yönünde aşırı davranışlar sergilemesidir. (Örn: Hiç sevmediği birine karşı ortamda aşırı yapay bir sevgi ve kibarlık göstermek).

Freud’un geliştirdiği psikanaliz o dönemde hem tepki görmüş hem de kimi çevrelerce büyük ilgi görmüştür. Tepki görmesinin nedenleri de Freud’un insan davranışlarını yönlendiren güdüyü tamamen cinsel dürtülere bağlamasıydı. Özellikle Oedipus kompleksinden bahsederken (çocuğun bilinçdışı olarak annesine cinsel ilgi duyması) çok büyük tepki çekmiştir. Freud’un psikanalizinin yoğun ilgi gördüğünden de bahsetmiştik, bu ilginin nedeni Psikolojiye yepyeni bir bakış açısı getirmiş olmasıdır. Günümüzde Freud’un psikanalizi geliştirilerek modern psikiyatride kendisine yer bulmaktadır. Freud’un geliştirdiği psikanaliz günümüze gelene kadar farklı psikiyatristler, psikologlar, nörobilimciler tarafından geliştirildi. Carl Gustav Jung, Alfred Adler, Anna Freud, Jacques Lacan, Erik Erikson, Melanie Klein en öne çıkan isimlerdir. Lakin psikanaliz diyince akla tabii ki ilk olarak Freud geliyor… 😊